No | Hadis Metni | Kaynak |
7265 | Eski Peygamberlerin kelamlarından insanların son idrak ettiği şudur: "haya hissetmedikten sonra, istediğini yap." | Ramuz el e-hadis, 3. sayfa, 5. hadis |
7313 | Mehdi ile müjdelenin. O Kureyş'ten ve Ehlibeytimden bir kişidir. O insanların ihtilaf ve içtimai sarsıntılar içinde bulundukları bir sırada çıkar. O yeryüzünü, kendinden önce zulüm ve baskı ile doldurulduğu gibi, adalet ve insaf ile doldurur. Ondan yer ve gök ehli razıdır. Ve O malı "Sahâhan" olarak taksim eder. Dediler ki: "Sahâhan nedir?". Buyurdu ki: "Seviye üzere" demektir. Ve ümmeti Muhammed (s.a.s.)'in kalblerini zenginlikle doldurur ve adaleti onları ihata eder. O kadar ki bir munadiye: "Kimin ihtiyacı varsa bana gelsin" diye nida etmesi emrolunduğunda, bir kişiden başka kimse gelmez. O kimse istekte bulunur. O da "Sâdin'e (hazinedara) git, sana versin" der. O da gider ve: "Ben Mehdi tarafından kendisine istediği verilmesi için gönderilen kimseyim" dediğinde hazinedar: "Al " der. O da alır. Fakat aldığını taşımaya gücü yetmez. Bunun üzerine taşıyabileceğini alır, fazlasını geri bırakır. O malla çıkar ama sonra pişman olur ve: "Ümmeti Muhammed'den (s.a.s.) nefis cihetinden en aç gözlüsü herhalde benim. Onların hepsi de bu mala davet olundukları halde benden başkası buna icabet etmedi" diyerek aldığı malı iade etmek ister. Hazinedar da: " Biz verdiğimizi katiyyen geri almayız" der. Bu devir altı, yedi, sekiz veya dokuz sene devam eder. Bundan sonraki hayatta ise hayır yoktur. | Ramuz el e-hadis, 7. sayfa, 7. hadis |
7526 | Allah teala bir kula buğz ettiği zaman, ondan hayayı soyup alır. hayayı alınca da o kimseyi sen sevmeyen ve sevilmeyen bir şahıs olarak görürsün. Allah, emaneti de ondan alır. Emanet alınınca, merhameti de alır. Merhamet alınınca da İslam'ın esasını da o kimseden alır. İslam'ın esası alınınca da, o kimseyi artık kovulmuş bir şeytan olarak görürsün. | Ramuz el e-hadis, 23. sayfa, 3. hadis |
7626 | İnsan uykusundan uyandığı zaman, ona sür'atle bir melek ve bir şeytan yaklaşır. Melek kendisine: "Hayırla başla", şeytan ise: "Şerle başla" der. Eğer o kimse: "Hamd olsun O Allah'a ki, ölümümden sonra nefsime hayat verdi. Hamd olsun O Allah'a ki, göğü arz üzerine düşmekten alıkoydu. Hamd olsun O Allah'a ki, üzerine ölüm hüküm olunanı tutar, diğerlerini belirli bir müddete kadar bırakır" der ise, melek şeytanı kovar ve o kimseyi muhafaza eder. | Ramuz el e-hadis, 30. sayfa, 4. hadis |
7646 | Sizden birisi sabaha eriştiğinde şöyle desin: "Ey Allahım, ancak senin yardımınla sabaha eriştik. Ve Senin lütfunla akşama ulaştık. Senin emrinle hayat bulur ve Senin emrinle ölürüz. Ve gidiş de yalnız Sanadır..." Akşama ulaştığında da şöyle desin: "Ey Allahım, Senin yardımınla akşamı bulduk. Senin lütfunla sabaha ulaştık. Senin nimetlerinle yaşar ve Senin takdirinle ölürüz. Ve dönüş de ancak Sanadır." | Ramuz el e-hadis, 31. sayfa, 11. hadis |
7754 | Sizden birisi teşehhüdü okuduktan sonra şu dört şeyden Allah'a sığınsın: Cehennem azabından, kabir azabından, hayatın ve ölümün fitnesinden ve mesih deccalın fitnesinin şerrinden. Sonra kendi nefsi için içine doğduğu şekilde dua etsin. | Ramuz el e-hadis, 39. sayfa, 7. hadis |
7873 | Kardeşinde haya, emanet ve sıdk gibi üç hasleti gördüğünde ondan (dilediğin bir şeyi) ricada bulun. Onları göremediğinde ricada bulunma. | Ramuz el e-hadis, 46. sayfa, 11. hadis |
8008 | Sizden biri son teşehhüdden fariğ olunca, dört şeyden söyle diyerek Allah'a sığınsın: "Allahümme innî eûzübike min azâbi cehennem ve min azâbil kabri ve min fitnetil mahyâ vel memâti ve min şerri fitnetil mesîhiddeccâl." (Ey Allahım; Cehennem ve kabir azabından, hayat ve ölümün fitnesinden ve deccalın fitnesinin şerrinden sana sığınırım.) | Ramuz el e-hadis, 55. sayfa, 14. hadis |
8127 | Cennet ehlinden bir kimse öldüğünde, Allah Azze ve Celle, onu taşıyana, arkasından gidene ve onun namazını kılana azab etmekten haya eder. | Ramuz el e-hadis, 63. sayfa, 6. hadis |
8195 | Ümmetimin ümmetime en merhametlisi, Ebu Bekir (r.a.)'dır. Onların, Allah'ın dininde en kavi olanı, Ömer (r.a.)'dır. Onların haya cihetinden en sadıkı, Osman (r.a.)'dır. Ve onların en iyi hüküm vereni ise Ali İbni Ebu Talib (r.a.)dır. Ferâiz ilminin en iyi bileni, Zeyd İbni Sabit (r.a.)'dır. Ve Allah'ın kitabını en iyi okuyanı,Übey İbni Kaab (r.a.)'dır. Onların helâl ve haramı en iyi bileni ise, Muaz İbni Cebel (r.a.)'dır. Haberiniz olsun ki her ümmetin bir emini vardır. Bu ümmetin emini de Ubeyde İbni Cerrah (r.a.)'dır. | Ramuz el e-hadis, 67. sayfa, 11. hadis |