No | Hadis Metni | Kaynak |
8456 | Allah (z.c.hz.) sizi üç halden emin etti: Size Peygamber beddua edip de mahvolacak değilsiniz. Ehli küfür sizi mahvedecek kadar galebe edecek değil. Dalâlet üzerinde ittifak edecek değilsiniz. Allah (z.c.hz.)'nin eli (rahmeti) cemaatle beraberdir. Müslümanların çoğunluğuna tabi olun. Ayrılan Cehenneme ayrılır. Sizi bu üç şeyden emin etti ve şu üç şeyden ise korkuttu: Duhan, mü'mini nezle gibi tutar, kâfiri ise şişirtir ve mafsallarını çıkartır. Dabbe, Deccal (ki bütün Peygamberler bunun şerrinden Allah'a sğınmışlardır.) | Ramuz el e-hadis, 86. sayfa, 5. hadis |
8489 | Allah (z.c.hz.) size haram ettiği şeyde şifa halk etmedi. | Ramuz el e-hadis, 89. sayfa, 6. hadis |
8490 | Allah (z.c.hz) üç şeyden başkasını eli ile yaratmadı. Diğerleri, "Ol" dedi, hemen oldu. Levhin kalemi, Adem (a.s.), Cenneti Firdevs. Ve bu Cennete buyurdu ki: "Hasis, sende, Bana komşu olamaz. Deyyus (ırzını kıskanmıyan) senin kokunu bile duyamaz." (ki bu Cennetin kokusu beş yüz yıllık mesafeye gider.) | Ramuz el e-hadis, 89. sayfa, 7. hadis |
8541 | Allah (z.c.hz.) her şeyde rıfk ve mülâyemeti sever. | Ramuz el e-hadis, 92. sayfa, 14. hadis |
8548 | Allah (z.c.hz.) sizin için şu üç şeyi hoş görür, üç şeyden de hoşlanmaz. Hoşlandıkları: Kendisine kul olup, O'na kimseyi şerik koşmamak; Allah'ın ipine (Kur'ana) hep birlikte yapışıp asla tefrikaya düşmemek; Başınızdaki emirinize hayırhahlıkta bulunmak. Hoşlanmadıkları ise: Çok konuşmak, çok sual sormak ve mal telef etmek. | Ramuz el e-hadis, 93. sayfa, 7. hadis |
9272 | Cebrail (a.s)'ın Bana öğrettiklerinen bir şeyi sana öğreteyim mi? "Allahümmağfirli hataî ve amdî ve hezlî ve ciddî. Ve lâ tahrimnî berekete ma ağteytenî ve lâ tüftinnî fî mâ haramtenî." (Allahım, benim hata ile veya bilerek, şaka veya ciddi olarak yaptığım günahlarını bağışla, Bana ikram ettiğinin bereketinden beni mahrum etme. Bana vermediğin şeyde de beni fitneye düşürme.) | Ramuz el e-hadis, 167. sayfa, 2. hadis |
9278 | Cebrail (a.s)'ın bana öğrettiği bir şeyi sana öğreteyim mi? Senin, cimri ve muhteris bir kimseye veya zalim bir sultana veya kötülüğünden korktuğun bir alacaklıya, bir ihtiyacın olduğu zaman şöyle de: "Allahümme entel azizül kebir ve ene abdükez zaîfüz zelil. La havle vela kuvvete illa bike, Allahümme sahhirli fulanen kema sahharte firavne li Musa ve leyyinlî kalbehû kema leyyentel hadide li Davude. Feinnehu la yentiku illa biiznike ve nasiyetehu fi kabzatike ve kalbuhu fi yedike celle senâü vechike Ya Erhamerrahimin." (Allahım, sen galib ve her şeyden yücesin. Ben ise zaif ve hakir bir kulunum. Her türlü güç ve kuvvet ancak Sendendir. Allahım, firavunu Musa (a.s)'ın emrine ram ettiğin gibi filan kimseyi de bana ram eyle. Davud (a.s) a demiri nasıl yumuşattı isen, onun kalbini de benim için yumuşak et. Zira o, ancak senin izninle konuşabilir. Onun alnı Senin kudret elindedir. Ve kalbi de Senin elindedir. Senin zatının azameti ne yücedir. Ey merhametlilerin en merhametlisi olan Allahım) | Ramuz el e-hadis, 168. sayfa, 1. hadis |
9925 | Taun, Allah'ın istediğine gönderdiği bir azabtır. Allah, bunu müminlere rahmet olarak kılar. Bir kimse, beldesinde taun vaki olur ve o da onu sabırla ve sabrına karşılık sevab umarak beklerse ve ancak Allah'ın yazmış olduğu şeyden başkasının kendisine isabet etmiyeceğini bilerek karşılarsa, o kimse için bir şehid ecrinin misli vardır. | Ramuz el e-hadis, 220. sayfa, 12. hadis |
9943 | Alim, ilmi ile Allah'ın rızasını kasdederse, her şey ondan korkar. İlmi ile dünya malı kasdederse, o herşeyden korkar. | Ramuz el e-hadis, 221. sayfa, 12. hadis |
10071 | Mümin akıllıdır, basiretlidir, uyanıktır. Vukuf sahibidir. Her şeyde yönünü Allah'a çevirmiştir. Acele etmez, alimdir, verağ sahibidir. Münafık ise bunun aksine ne nederen geldiğine dikkat eder ne gittiğine. Ötekini berikini çekiştirir, harama dikkat etmez, sözünü karıştırır, nerden kazandığına ve nereye harcadığına bakmaz. | Ramuz el e-hadis, 231. sayfa, 14. hadis |