Arama Sonuçları Onlardan bir

Hızlı Erişim Linki: https://www.hadisarabul.com/hadisbul/32506-Onlardan-bir/10

NoHadis MetniKaynak
8088 İki adam bir mecliste fıkıh üzerinde konuşurlarken, üçüncü bir kimse Onlardan izin almadan yanlarına oturmasın.Ramuz el e-hadis, 60. sayfa, 12. hadis
8115 Müşriklerle bir yolda karşılaştığınızda, Onlardan önce selam vermeyin ve kendilerini yolun dar yerine doğru zorlayın.Ramuz el e-hadis, 62. sayfa, 9. hadis
8133 bir takım kimseler bir cemaat üzerine rastlar da, gelenlerden biri oturanlara selâm verir ve Onlardan birisi de o selâmı alırsa bu hepsine kifayet eder.Ramuz el e-hadis, 63. sayfa, 12. hadis
8153 Siz bir kavme misafir olduğunuzda, onların size layık ikramlarını kabul ediniz. Şayet bunu yapmazlarsa, Onlardan misafire layık olan hakkı alın.Ramuz el e-hadis, 64. sayfa, 16. hadis
8862 Cennet ehli Allah'ın huzuruna iki defa girer. Allah onlara Kur'an okur. Onlardan Herbiri o mecliste, amellerine göre inci, yakut, zümrüt, altın ve gümüşten minberler üzerinde otururlar. Gözleri hiç bir zaman bu kadar aydın olmamıştır. Ve dinlendikleri Kur'an gibi de hiç bir şey dinlememiş ve hoşlanmış değildir. Bunun tekrarına kavuşmak ümidiyle ertesi günü bekler halde yerlerine dönerler.Ramuz el e-hadis, 120. sayfa, 3. hadis
8979 Namaz kılanlar içinde öyle adam var ki, namazı (huzurla) tam kılar. Onlardan namazı yarım kılan, çeyrek kılan, beşte bir, altıda bir, yedide bir, sekizde bir, onda bir kılan da vardır.Ramuz el e-hadis, 131. sayfa, 12. hadis
9005 Cuma günü ve Cuma gecesi yirmi dört saattir. Onlardan hiç bir saat yoktur ki, Allah teala, o saatte ateşi hak etmiş altıyüz kişiyi azad etmesin.Ramuz el e-hadis, 134. sayfa, 6. hadis
9145 bir yere misafir olduğunuzda, misafire layık olanı, size emrettilerse onu kabul edin. Vermezlerse Onlardan misafırlik hakkını alın.Ramuz el e-hadis, 150. sayfa, 3. hadis
9226 Kıyametin ilk alametleri: Deccal, İsa (a.s.)'ın inmesi, Aden toprağından bir ateşin çıkıp halkı mahşere (Şam'a) sürmesi, öyle ki onlar kaylule (öğle uykusu) yaptığı zaman o ateş bekler. (Onlar yürüyünce o da yürür). Ve bir de Duhan, Dabbe ve Ye'cüc ve Me'cücün zuhurudur. Denildi ki : "Ya Resulallah, Ye'cüc ve Me'cuc nedir?" Buyurduki: Yec'cüc ve Me'cuc bir takım ümmetlerdik ki, her biri dörtyüz binliktir. Onlardan her bir kişi etrafında, kendi sulbünden gelme bin tane göz görmedikçe ölmez. Bunlar Adem evladıdır. Ve dünyanın harab olmasına çalışırlar. Geldiklerinde Fırat ve Dicle'den içerler. Taberiye gölünü kuruturlar. Beyt'i Makdise vardıklarında ise şöyle derler: "Dünya halkını tamamen öldürdük. Şimdi de göktekilerini öldürelim." Ve oklarını göğe doğru atarlar da, o oklar kana bulaşmış alarak geri dönerler. Bunun üzerine: "Semadakileri de öldürdük" derler. O sırada İsa (a.s) ve müslümanlar Turi-Sina dağında bulunurlar. Allah, İsa (a.s)'a şöyle vahyeder: "Kullarımı Turdağı ve Eyle etrafında muhafaza et." Sonra İsa (a.s) ellerini semaya kaldırıp dua eder. Müminler de "amin" derler. Bunun üzerine Allah Ye'cüc ve Me'cücün üzerlerine "hegaf" denen ve insanların burnundan giren kurtçukları gönderir. Bu kurtçuklar onları Şam'dan Şark'a kadar sarar ve böylece Ye'cüc ile Mec'ücün hepsi ölürler. Öyleki, onların cifelerinden arz kokar. O zaman Allah, göğe emreder. Ve gökten kırbadan boşanırcasına yağmur yağar, onların cife ve kokularından arzı yıkar. İşte ondan sonra güneşin garbten doğma vakti gelir.Ramuz el e-hadis, 160. sayfa, 9. hadis
9320 Günahların küçük görünenlerinden sakınınız. Zira küçük görünen günahların misali, bir vadiye inen kavmin şu işi gibidir; Onlardan biri bir odun getirdi. Öbürü bir odun getirdi. Derken, kendi ekmeklerini pişirecek şeyi taşımış oldular. Şüphe yoktur ki, küçük görünen günahlar sebebile sahibi muahaze edildiği zaman bunlar onu helak ederler.Ramuz el e-hadis, 173. sayfa, 9. hadis