No | Hadis Metni | Kaynak |
8024 | Kul "Eşhedü en lâ ilâhe illAllah" dediğinde, Allah Teala şöyle buyurur: "Ey meleklerim, kulum Benden başka Rabbi olmadığını bildi. Sizi şahid tutarım ki, Ben o kulumu muhakkak mağfiret ettim." | Ramuz el e-hadis, 56. sayfa, 14. hadis |
8058 | Kıyamet günü olduğunda Allah alimleri toplar ve onlara şöyle buyurur: "Ben sizin kalblerinize hikmeti, size azab etmek kasdı ile, tevdi etmiş değilim. Haydi Cennete giriniz." | Ramuz el e-hadis, 58. sayfa, 13. hadis |
8062 | Kıyamet günü olduğunda ameller muhkem sahifelerde getirilir. Aziz ve Celil olan Allah buyurur ki: "Bunu kabul edin, şunu reddedin." Bunun üzerine melekler derler ki: "İzzetin hakkı için biz ancak onun yaptığını yazmıştık." Buyurur ki: "Onun o ameli Benim rızmdan gayrisi için olmuştu. Halbuki Ben bu gün ancak Rızam için yapılan ameli kabul ederim." | Ramuz el e-hadis, 59. sayfa, 2. hadis |
8071 | Kıyamet günü olduğunda Aziz ve Celil olan Allah meleklerine şöyle buyurur: "Kulaklarını ve gözlerini şeytanın çalgılarından ve haramlardan koruyanlar nerededir? Onları ayırınız." Bunun üzerine melekler onları arayıp, misk ve anber tepeleri üzerinde toplarlar. Sonra Allah Meleklerine tekrar şöyle buyurur: "Onlara tesbihimi ve temcidimi duyurun." Bunun üzerine o kimseler öyle güzel sesler duyarlar ki, Benzerlerini hiç kimse duymamıştır. | Ramuz el e-hadis, 59. sayfa, 11. hadis |
8089 | Arefe günü olduğunda, Allah Tealâ ihlaslı hacıyı mağfiret eder. Müzdelife gecesi olunca ticaret kasdi ile geleni de mağfiret eder. Mina günü olduğunda devecileri de (hacıları taşıyanları) affeder. Ve cemretül akaBenin taşlama gününde dilencileri de affeder. Netice olarak, hiç bir mahluk yoktur ki, o mevkide hazır olsun da Allah onu mağfiret etmiş olmasın. | Ramuz el e-hadis, 60. sayfa, 13. hadis |
8109 | Bir kimse yemek yediği kabı yalayarak güzelce sünnetlerse, o kab onun için mağfiret talebinde bulunur ve şöyle der: "Ey Allahım; bu kimse Beni şeytandan kurtardığı gibi sen de onu ateşten kurtar." | Ramuz el e-hadis, 62. sayfa, 3. hadis |
8111 | Şeytan lanetlendiğinde: "Ben zaten mel'un olarak lanetlenmiştim" der. Halbuki ondan Allah'a sığındığın zaman: "İşte şimdi belimi kırdın" der. | Ramuz el e-hadis, 62. sayfa, 5. hadis |
8121 | Kardeşlerinizden biri ölüp de toprakla örtülmesi tamamlanınca, sizden birisi kalksın, başucunda dursun ve sonra: "Ey filan kadının oğlu filan" desin. Çünkü o vefat eden kimse: "Bizi irşad edin de Allah da size rahmet eylesin" der. Lakin siz bu durumu bilmezsiniz. Sonra şöyle devam etsin: "Üzkur mâ harecte aleyhi mineddünya Şehâdete en lâ ilâhe illAllah ve enne Muhammeden abduhû ve Resuluh. Ve enneke radiyte billahi RabBen ve bi Muhammedin Nebiyyen ve bil-islâmi dinen ve bil Kur'âni imâmâ" Zira bunu söylediği zaman Münker ve Nekir'den biri diğerinin elini tutar da ötekine der ki: "Gel, bunun yanından beraber gidelim. Yapacağımız bir şey kalmadı. Hücceti kendisine telkin edildi. Ve bundan da öte şimdi onun esas koruyucusu Aziz ve Celil Allah'dır. Ashabdan birisi: "Ya ResulAllah, eğer Ben onun annesinin ismini bilmiyorsam?" Buyurdu ki: "Onu Havva'ya nisbet et ve Havva oğlu filan" de. | Ramuz el e-hadis, 62. sayfa, 15. hadis |
8123 | Bir mü'min öldüğünde, komşularından iki kişi: "Biz onun hakkında hayırdan başka bir şey bilmiyoruz" demişlerse, Allah Tealâ'nın ilminde o kulun hali öyle olmadığı halde, Allah meleklerine buyurur ki: "Ölen kulum hakkında, şu iki kulumun şehadetini kabul ediniz ve bu hususta Benim ilmimde mevcut olan durumunu dikkate almayınız." | Ramuz el e-hadis, 63. sayfa, 2. hadis |
8129 | Hamil-i Kur'an öldüğünde, Allah Tealâ arza, onun etini yememesini vahyeder. Arz ise şöyle der: "İlahi, senin kelamın onun içinde iken Ben onun etini nasıl yerim?" | Ramuz el e-hadis, 63. sayfa, 8. hadis |