No | Hadis Metni | Kaynak |
10552 | Allah size ebrarın duasını nasib etsin. Onlar öyle kimselerdir ki, gece kıyam eder, gündüz oruç tutarlar, günahkar ve facir de değildirler. (Enes (r.a) buyurdu ki, Resulallah, dua üzerinde fazla durduğu zaman böyle söylerdi.) | Ramuz el e-hadis, 271. sayfa, 9. hadis |
10631 | Beni İsrailden bir taife kabristanlarına geldiler ve şöyle dediler: "İki rekat namaz kılsak da dua etsek ve Allah'dan, ölülerden birini çıkarmasını ve o kimseden ölüm hakkında istediğimizi bize haber vermesini istesek." Ve bunu yaptıklarında, bir adam kabirden başını çıkardı. Onun iki gözü arasında secde eseri de vardı. Dedi ki: "Ey adamlar! Benden ne istediniz? Öleli yüz sene olduğu halde ölümün harareti şu ana kadar üzerimden geçmedi. Allah'a dua edin de beni olduğum hale avdet ettirsin." | Ramuz el e-hadis, 277. sayfa, 4. hadis |
10706 | Balık sahibinin (Yunus a.s) balığın karnında ettiği dua; "Lâ ilâhe illâ ente sübhâneke innî küntü minezzâlimîn." dir. Hangi (bir derdli) müslüman adam bu duayı söylerse Allah onu derdinden mutlaka kurtarır. | Ramuz el e-hadis, 284. sayfa, 6. hadis |
10828 | Subhanallah! Sen ona takat getiremezsin, güç yetiremezsin. Şöyle söyleseydin ya: "Allahümme Rabbenâ âtinâ fiddünya haseneten ve fil âhireti haseneten ve kınâ azâbennâr." (Efendimiz (s.a.s.) bir adamı ziyarete gitmiş. Adam zayıflıktan kuş yavrusuna dönmüş. Buyurmuş ki: "Sen Allah'dan afiyet istemez miydin? Demiş ki, "Ben Allah'a, ahirette vereceğin azabı bu dünyada ver diye dua ederim." Bunun üzerine yukarıdaki hadisi şerif vârid olmuştur.) | Ramuz el e-hadis, 295. sayfa, 12. hadis |
11178 | Cuma'da öyle bir saat vardır ki, kul onda Rabbına dua ettiğinde mutlaka kabul olur. O da imamın minbere kalktığı vakittir. | Ramuz el e-hadis, 326. sayfa, 6. hadis |
11227 | Allah (z.c.hz.) buyurur: "Benim dostlarımdan birine eza eden adam, Bana harp ilan etmiş demektir. Bana yaklaşmak için de farzlara benzer bir şey yoktur. Kul Bana nafile ibadetle o derecede yaklaşmakta devam eder ki, Ben onu severim ve Ben onu sevince de gören gözü, işiten kulağı, tutan eli, yürüyen ayağı, akleden gönlü, konuşan dili olurum. dua ederse kabul eder, bir şey isterse veririm. Yaptığım işler içinde, böyle kulumun ölümüne karar vermek kadar Bana güç gelen bir şey yoktur. Çünkü o kul ölümü sevmez, Ben de onu gücendirmeyi sevmem." | Ramuz el e-hadis, 330. sayfa, 5. hadis |
11242 | Musa (a.s.) Bana dedi ki; "Ya Rabbi, yakın mısın Sana yavaş söyleyeyim. Uzak mısın, sesleneyim. Hitabını işitiyorum, görmüyorum, nerdesin?" Allah (z.c.hz.) buyurdu ki: "Arkandayım, önünde, sağında, hem de solundayım. Ya Musa (a.s.) Ben, kulum Beni zikrettiğinde onun celisiyim ve dua ettiğinde onunla beraberim. | Ramuz el e-hadis, 331. sayfa, 11. hadis |
11778 | Bir kul şöyle dua ederse, Allah Teala onun hemmini giderir: "Allahümme Rabbis semâvâtis seb'i ve Rabbil Arşil azîm, ikfinî külle mühimmin min haysü şi'te min eyne şi'te." | Ramuz el e-hadis, 377. sayfa, 4. hadis |
12094 | Bir adam size Allah'ın adını vererek sığınırsa, siz onu himayenize alın. Allah adını vererek bir şey isterse boş çevirmeyin. Allah adını vererek himayenize alınmak isterse alın. Birisi sizi davet ederse icabet edin. Size bir maruf (iyilik) yaparsa karşılığını verin. Eğer karşılık verecek bir şey bulamazsanız eseri görülünceye kadar ona dua edin. Ki, böylece onu mükafatlandırmış olursunuz. | Ramuz el e-hadis, 402. sayfa, 12. hadis |
12279 | Bir kimse, mescidde namazı beklerken oturduğu sürece namazdadır ve melaike ona şöyle dua ederler: "Allahım onu affet, Allahım namaza münafi bir şey yapmadıkça ona merhamet et." | Ramuz el e-hadis, 416. sayfa, 7. hadis |